Son sortisinde Gözlerini perdelerken göz kapakları Bilemezdi kırlangıç Titreme nöbetleri, Duvara karşı öfke denemeleri ve kan basıncı yükselme sebebi olacağını Bir cambazın damarlarında
Küstüm Bilmedi …
Burada, Zamandan kâr, Ölümden pay kapmaya çalışan bütün acıların İnsanın ciğerine öfke biriktirdiği yerde, nörolojik bir vakadır baş ağrıları.. İntiharlar – yaşamdan çalan ölüm hırsızları- nevrotik birer sendrom Ve çokbilmişliğin az yaşamışlıkları, kaleme değen ne varsa..
Burada, İnsanın aklına kara Hücrelerine ölüm şırıngalayan Bu karanlık vardiyasında Ne vakit gözlerini dualarına Dualarını bir kırlangıç kanadına kuşanıp Gardını düşürsen Senin O olduğunu anlarlar..
Ömrünün ortasında kelepçelenir Alnının ortasından tutuklanırsın… Anlarsın, Yokluğuna ortak olamayacak “başkaları”nın Görüş menzilinde yaşamaya mahkûm edildiğini tüm yalnızlıklarını.. -İçine gece kaçanın gündüzü olmayacağını- Bile bile, uyku dilenir Gözlerini kapatırsın - gözbebeklerine hapsolsun diye bütün korkular-
Burada, Hayal kurmanın, Aşık olmanın Ve ilticanın Yeni ergen krizlerinin baş göstergesi sayıldığı yerde yani, Senin gözlerini kapatman ancak Bir fotoğrafçının "yorgunluk" konulu sergisinde Yer alacak kadardır, kamuoyunca.. Oysa ben gözleri nasıl yaşarttığını bilirim Üst üste ciğere hücum ettirilen nikotinin. Vakti tarife bir “ahh” yettiğinde Sürekli konuşmak gerektiğini -Bir gecenin onikisinde, Tam onikiden vurulmasın diye Geri sayımların.. – Ve bilirim, Tüm bildiklerimin hayattaki ağırlığı Bir gösteri ipinin Cambazını umursadığı kadar...
Şimdi aç gözlerini.. Kirpiklerinin tahayyülümü deldiği yerden, en masum hayalinde içime kaç.. ben söylemeden de çıkma karanlığımdan.. Bilmez misin tutukluyum Bilmez misin Yaşamı alkış Ölümü haber değeri taşımayan İp cambazı bir adam Ne zaman tutuklansa O an infaz edilir bütün kırlangıçlar....